Topluma farklı bir perspektiften bakalım.
İnsanoğlu varolduğu ilk günden bu yana çevresiyle etkileşim içerisinde. Medeniyetlerin, uygarlıkların doğuşları da bu eksen üzerinde ilerliyor. En küçük bir anlam arayışından günümüz toplumlarının temelleri şekillenmiş. İlk çağlarda üst üste koyulan taşlar bugün bina haline gelmiş durumda.
Toplumların yapıları ve oluşturdukları kültür birikimleri birbirinden çok farklı olmakla beraber aynı zamanda birbiriyle girift bir halde. İnsanların birbirleriyle olan iletişimleri -ticaret,tarım vs.- kültürlerinin zenginleşip gelişmesinde önemli bir rol oynamış.
Şimdi günümüze bir bakalım. Toplumların dış ve iç dünyaları vardır. İç dünyaları bulundukları coğrafya gereği gelenekselleşmiş bilgileri, dış dünyaları ise dünya modernitesine ayak uydurmak için hazır durumda.
İnsanlığın bu denklemde en önemli rolü ne diye sorsanız, şunu kesinlikle söyleyebilirimki, gelenekselleşmiş kültür globalleşmiş kültüre dönüşürken, konumunu iyi seçmeli. İletişimin gelişmesi üzerine artık tek bir dünya kültürü egemen durumda.
Bu kültür, medya eliyle ya da küresel markalar aracılığıyla topluma sunuluyor.
Sizin için nacizane bir analiz.

Yorum bırakın