Kişilerarası İletişim’de İstek

Kişilerarası İletişim, İletişim faaliyetlerinin en temel yapılarından biridir.

İletişim, mesaj aktarım olayıdır. Bu olay gerçekleşirken aktarımı yapan gönderici, iletiyi alan kişi veya kişiler ise alıcı konumunda bulunurlar. Her türden iletimizi karşı tarafa iletirken, çok farklı yollar kullanarak bunu gerçekleştiririz. Aynı zamanda da, karşı tarafın bunu çözmesini, algılamasını ve feedback (geribildirim) yapmasını bekleriz.

Bu süreçte, sağlıklı bir İletişim kurmak çok önemlidir.

Sürecin sağlıklı ilerlemesi ve ilişkiden beklenileni elde edebilmek için, göndericinin alıcıya gönderdiği kodları (mesajları), alıcının etkin bir biçimde algılayıp, kodları (mesajları) açıp, feedback (geribildirim) yapması için, iletilerin açık, net ve anlaşılır olması gibi bir takım faktörler bulunur.

Bu faktörlerden en önemlisi diyebileceğimiz “istek” kişilerarası iletişimin olmazsa olmazı bir noktadadır.

İstek bulunmayan bir iletişim, zorlama olacağından dolayı istenilen bilginin sağlıklı şekilde algılanması zorlaşacaktır.

Öte yandan sosyal hayatımızda da zaten bu durumu çok iyi biliyoruz. İsteksizlik üzerine bina edilen bir ilişki, saygı, sevgi, muhabbet gibi kavramların çok uzağında duruyor. Bu noktada yapılması gereken, isteklilik durumuna geçmek, bu sağlıklı iletişime dönüş yapmaktır.

Ayrıca, herkes iletişimi sağlıklı olmasın diye değil, birtakım farklı sebeplerden ötürü bu durumu yadsır. İnsan ilişkilerine sadece sağlıklı olması gerektiği için elbette bakılmaz. Bu durumun çeşitli psikolojik ve sosyal sebeplerle bağdaşması olasıdır.

İsteksizlik meselesi, günümüzde bir çok farklı nedenden ötürü ortaya çıkıyor.

Örneğin; Önyargı – Geçmiş Deneyimler – Psikolojik Etmenler

Kişilerarası İletişim, toplulumuzda önemini iyice artırdığı bir noktada dururken, bu kadar farklı nedenlere rağmen yine de sağlıklı bir iletişim için hareket etmeli, önyargılarımızdan ayrılmaya çalışarak, sağlıklı iletişimler kurmak için çaba göstermeliyiz.

Yorum bırakın