Yaşantımız iletişimlerimiz üzerine kuruludur. Aldığımız kararlar, ailemizle ve çevremizle ilişkilerimiz, diğer sosyal mecralar. Hepsi, iletişimlerimizin nedeni ve sonuçlarıdır.
Hayatımız, en büyük iletişim şeklimizdir.
Farklı görüşlerimiz, farklı düşüncelerimiz, kültür ve geleneklerimiz kısacası bizi biz yapan en temel şeyler bizden önceki iletişimlerin ürünleridir.
İletişim, medeniyetimizdir.
Yazının bulunmasından daha büyük bir gelişme, iletişebilmektir. Yani konuşabilmek, aktarabilmek ve bunu düzenli ve sağlıklı şekilde gerçekleştirebilmek.
İletişim, insanlık tarihimizdir.
Kısa bir tarih kitabı yazsam, ismini iletişim koyardım. İletişime geçmek ve anlaşabilmek değil miydi tüm meselemiz? Savaşlar, barışlar, mutluluklar ve üzüntüler. Hepsi bizim tarihimiz.
İletişim, ailemizdir.
Anne, baba, kardeş tüm bireyleriyle bir iletişimsel bağdır. Sevgiyle ve muhabbetle örülen bir bağ. İkili ilişkilerimizi en kuvvetli tutmamız gereken alandır. Aile, iletişimin en doğal halidir.
İletişim, sevgidir.
Kadın ve erkeğin anlaşması ve sevgilerini karşılıklı bulmaları doğal bir iletişimdir. İnsan sever, aşık olur, evlenir ve mutlu olmak ister. Temelimizde bulunan şey iletişimle mümkündür, doğru iletişimle tabi. 🙂
İletişim, kararlarımızdır.
Sonuçlarına katlanmamız gereken kararlar. Ortalama bir insan günde kaç karar alıyordur? İletişim, psikoloji ile birleşmiş insan tanıma ve doğru karar verme sanatıdır.
İletişim, anlamaktır.
İletişim, bilgiyi yani mesajı karşı tarafa doğru şekilde ifade edebilmek, sağlıklı ilişkiler kurmanın ifadesidir.
Burada yazdıklarım teoriden uzak çıkarımlarım. İletişim çok mühim ve dikkate alınması gerekilen bir mesele. İnsanın olduğu her yerde iletişim vardır ve var oldukça da olacaktır. Mühim olan bu iletişimin sağlıklı olması gerektiğidir. Bu kısa analize bir alıntı ile nokta koymak istiyorum.
Hacı Bektâş-ı Velî ne de güzel söylemiş;
“Eline, diline, beline sahip ol.”

Yorum bırakın