Teknolojinin ve Bilimin Gelişiminde İletişim Faktörü

Dünya tarihini şöyle bir iki adım gezsek, kültürlerin ve gelişimlerin iletişimin fazlalaşmasıyla hızlandığını görürüz.

Dünyanın değiştiğini fark ettiniz mi hiç? Bulunduğumuz asrın son 50 yılında yapılan bilimsel çalışmalar, önceki tarihimize denk hatta fazla bir durumda. İnanılmaz bir teknolojik sıçrayış söz konusu.

İlk önce son 250-300 yıllık teknolojik sıçrayışın temellerine inelim. Değişen devlet politikaları, sınırların farklılaşması, imparatorluk tanımının değişip dünyada farklı rejimlerin ortaya çıkışı, bana göre kısır da olsa kültürlerin kaynaşması ve değişmesi, ekonomik anlamda insanların tüketme kültürüne girişi, öte yandan sömürgecilik faaliyetlerinin hızlanması vs gibi daha çok fazla çeşitlendirilebilecek faktörler bu 250 – 300 yıllık sıçramanın temelindeki unsurlar. Bu unsurları karşılaştırıp ortaya bir sonuç çıkartmak istediğimde şunu farkediyorum ki, tarih boyunca iletişimin hızlılaşması ve iletişime geçiş süreci ne kadar yol katettiyse o kadar büyük çapta bir değişim ve dönüşüm yaşanmış.

Örneğin, devletler için haber almak ve ulaştırmak gibi çok mühim bir meselenin haftalar ve aylar süren bir periyotta gerçekleşmiş olması dönemin politikalarını direkt olarak etkiliyordu. Haber almak ve iletmek hayati bir önemi haiz idi. Düşünün ki bürokrasinin değişimine telgrafın eklenmesiyle yepyeni bir dönem açılmış bulunuyordu.

Kısacası iletişimin gelişimiyle paralel olarak toplumların sosyal ve kültürel bağlamdaki tavırları değişiyor ve dönüşüyordu. Telgraf mükemmel bir icattı, şu an kullanan devletler yok denecek kadar az. Gerçi günümüzde kullanılan ile ilk olan arasında fark söz konusu. İlk telgrafın şeklinin tamamen değişmiş olduğunu görüyoruz.

Peki son 50 yıllık değişimin temelinde ne var?

İletişim araçlarının “yaygınlaşması” ile dünyada hızlı bir dönüşüm yaşandı. Haberleşme ve hızlı bilgi almak kolaylaştı. Gazeteler gibi kitle iletişim araçlarının da hayatımıza yoğun şekilde katılmasıyla herkes her şeyden kolaylıkla haberdar olmaya başladı.

Teknoloji de bu süreçle doğru orantılı gelişti. Çünkü bilimsel çalışmaları devam eden ülkelerin arasındaki gerek rekabet, gerekse bu bilimsel çalışmalardan haberdar olmaları teknolojik faaliyetlerin geniş bir alanda hızlanmasının önünü açmış oldu.

Teknoloji eşittir bilim. Bilimin özelliklerinden biri de çok geniş açılılık ve farklı fikirlerin sentezlenmiş olmasıdır. Bu noktada iletişimin hızlanması, teknolojik yani bilimsel faaliyetleri birbirine bağladı. Bir kıtadaki bir çalışmadan başka bir kıtanın insanı kolaylıkla haberdar olabildi. Bu çok önemli bir sorunu ortadan kaldırmış oldu. Fikirler kolaylıkla buluşabilmeye başladı.

İletişimin kültürleri, fikirleri, hayatları kaynaştırması -kitle iletişimi- bu noktada çok önemli bir sıçrayışa zemin hazırlamış oldu.

Soru; Neden 250-300 yıl öncesindeki faaliyetler son 50-75 yıllık faaliyetler gibi hızlanamadı?

Bu noktada şunu iyi anlamak lazım. Kitle İletişim Araçlarının yaygınlaşması ile hızlılık daha fazla arttı. Bilimsel çalışmalar açısından o dönemde KİA’ların yetersizliği dolayısıyla bu denli bir sıçrayış yaşanamadı.

Özet olarak bir kaç şey söylemek gerekirse;

İletişim, kültürleri ve bilimi kaynaştırma ve dönüştürme konusunda son asırlara damgasını vurmuştur. Kitle İletişim Araçları’nın gelişmesiyle bilim ve teknoloji faaliyetleri de hiç olmadığı kadar hızlanmıştır. Yani iletişim geliştikçe diğer alanlar da canlılık ve hızlılık kazandılar.

Yorum bırakın