Minimalizm, sadeliğin ve özlüğün akımı olan sanat akımlarından biri olarak nitelendirilse bile, hayatımızın her alanında yer etmeye devam ediyor.
Minimalizm, yalın bir anlayış içinde, maddi dünyada hayatımızı, bakış açımızı ve derinliğimizi öze indirger. Gerek tasarım ve sanat dünyasında gerek de manevi hayatımızda sonuçlarını gördüğümüz minimalist bakış açısı, kalabalıklar dünyasında metadan uzaklaşma yolu olarak nitelendiriliyor.
Minimalizm’in sosyal hayata etkileri bir yana dursun, dijitalde de gittikçe ilerleyen bir etkisi söz konusu.
Dünyada tanımı yapılması zor olan kalitelilik kavramına yeni bir atmosfer kazandırıyor. Minimalizm’i sadeliğin verdiği güç olarak nitelendirebiliriz. Minimalist tasarım ve ürün/içerikler hedef kitleye karşı mesajı kısa ve uygun bir yoldan götürmeyi kolaylaştırıyor.
Günlük hayatlarında zaten binlerce reklama maruz kalan hedef kitleler, minimalist bakış açısıyla rahatlatılarak mesaj alabilecek duruma getiriliyor. Minimalizm, reklamcılık sektöründe kullanılması önemli hale gelen bir unsur.
Uzun vadede reklamcılığın ve marka iletişiminin dönemeçlerinden biri olacak olan minimalizm, hedef kitlesiyle özdeşleşmek ve bağ kurmak isteyen tüm markalar için strateji kapısıdır.
Ek olarak, lokal ya da uluslararası tüm markaların ortak problemi olan müşteri ilişkilerinde, hem mesajı veren, hem müşteriyi mesajı almaya uygun hale getiren hem de kalitelilik çağrıştıran minimalist içerikler neden kullanılmasınki?
Gelecek şekillenirken, marka iletişiminde olmazsa olmazlar arasına Minimalizm’in hızlı şekilde gireceğini düşünüyorum.
Minimalizm bir taşla çok şey vurmaktır. Markalar yerini alsın.

Yorum bırakın