Söylendiğinde göz kamaştıran fikirler. Altın düşünceler.
Fikir üretmek çok geniş çaplı ve heyecanlandıran bir konudur. Düşünmek, analiz etmek ve istemek üçgeninde oradan oraya giden bir serüvendir.
Fikirler hayatımızın ortasında, bizlere yön verebilen, konumlandıran, heyecanlarımızı ve tutkularımızı alevlendiren, insanın hayal dünyasının pencereleridir.
Fikirler, geçmişten günümüze insanın, geliştirmek ve üstüne koymak için aradığı meşalelerdir.
Deneyimlerimiz, arzularımız ve içinde bulunduğumuz ortam bize bu fikirleri üretmek ve açıklayabilmekte farklı seçenekler sunar. Bu seçenekleri değerlendirip, analiz edebilmekte, o ortamda yaşayan kişinin işidir. Doğru fikirleri üretebilmek için, çevresiyle temas kurar kişi. Bu teması sonucunda, gördüğü, duyduğu, okuduğu şeylerden etkilenir ve bu etkilenim sonucu ortaya bir ürün çıkartabilir.
İnsan, yaşadığı çevrenin fikirlerinden oldukça etkilenir. Bu çevre eğer ki, insana değer veren ve hoşgörülü olan bir ortamsa, orada yeni fikirlerin ortaya çıkması gayet doğaldır.
Fikirleri ortaya çıkartmak ve anlamlandırabilmek için, elbette belli bir birikime de ihtiyaç duyulmaktadır. Hiç kullanılmamış bir beyine, dünyanın en parıltılı fikirlerini de yükleseniz, oradan verim almak çok güçtür. Öte yandan, zihnini doldurmuş, okuyan, yazan, üreten kişilerin ise en kötü fikirleri en iyilere çevirmesi de gayet kolaydır.
Temas ettiğimiz her yeni insan, düşüncelerine ev sahipliği yaptığımız her topluluk, bize yeni şeyler öğretir ve bu öğrettiklerinden de biz yeni şeyler öğrenerek fikir geliştirme sürecimize katkıda bulunuruz.
Peki ya doğru fikir nedir? Ya da nasıl üretilir?
Bu konuda her insanın bakışı ve yaklaşımı farklıdır. Bana göre, doğru fikir, analiz sonucu ortaya çıkan, kalbin ve aklın ittifakından doğan üründür. Analiz etmek derken, yaşadığımız dünyayı anlamak, onu yorumlamak ve ihtiyacı saptamaktır. Kalbin ve aklın ittifakı ise, toplumun bireylerinin psikolojik ve ruhsal yanlarını yadsımayıp, buna göre akli bir değerlendirme yapmaktır. Yani hem gerçekçi olmak hem de duygusal olmak, deneyimlerimizi ve bilgilerimizi yoğurmak için gerekli olan hamurumuzdur.
Doğru fikirler, söylendiğinde illa ki parıltı mı oluşturmak zorunda? Bence hayır. Başkalarında parıltılı olmuyor diye, çöpe atacağın her fikir belki de senin en iyi fikrindi. Bunu değerlendirip, üzerine gitmek de yine senin değiştirip farklılaştırıcı olan yeteneğine bakar. Dolayısıyla, iyi-kötü fikir ayırımından çok, doğru fikir nedir diye bakmak çok önemlidir.
Şunu da eklemekte yarar var. Kitap okumak ve okuduğunu sentezlemek, fikir üretmek için en önemli besin kaynağıdır.
En başarılı insanlar, genelde en çok okuyanlardır.

harungrass için bir cevap yazın Cevabı iptal et