Popüler Kültür’ün çizgisinde.
Yüzyıllardır insanlık kendisini geliştirme ve donatma çabası içerisinde birtakım faaliyetler yapmışlardır. Bu faaliyetler, toplumsal ya da bireysel olarak ilerletilmiş, ağır ağır işlenerek bir kültür birikimi ortaya konmuştur.
Bilgiyi üretmek, bunu geliştirip, devamlılığını artırarak sağlamak gibi bir özelliğimiz hep vardı. Bu özelliğimizle de, tarihe ve iletişime yön verdik ve verdiğimiz yönler şu an bizi yönlendiriyor.
Burada bir tartışma konusu çıkabilir. Şöyle ki, insan 20. ve 21. yüzyıl’da kendi çıkmazını mı oluşturdu? Yoksa, daha nitelikli ve donanımlı bir bilimsel bilgi birikimi ortaya çıkartabilecek potansiyele mi ulaştı?
Bu soruya çok farklı açılardan bakmak mümkün elbette.
Kültür, üretilen, biriktirilen ve üzerine düşünülebilen bir yapıdadır. Günümüzde, Kitle İletişim Araçları’nın yaygınlaşması üzerine bir noktada üretilmiş bir bilgi ya da herhangi bir şey, bir anda başka bir noktaya transfer olabilmekte. ABD’de bir bilgiyi üret, az sonra Türkiye’de bul.
Dolayısıyla, televizyon, radyo vs. Kitle İletişim Araçları gibi bütün araçlar kültürün taşınmasına büyük katkı sağladı. Günümüze biraz daha yakınlaştığımızda şunu görebiliriz ki, Yeni Medya araçlarının da faal olarak hayatımıza katılmasıyla popüler olan kültürlerin üretilip, iletişime geçirilmesi artık herkesin bir telefon kadar uzağı bir konuma yerleşti.
Burada bunu görmek çokça önemli. Çünkü, radyo, televizyon gibi daha eski Kitle İletişim Araçları zamanında, üst yapının ürettiğini alıyorduk. Şuan alt, üst karışmış bir vaziyette. Tabi ki yine, medyanın üst güçleri var. Ama Influencer, Fenomen, Star dediğimiz kişi veya kişiler bu noktada Popüler Kültürün amansız temsilcileri olarak karşımıza çıkıyor. Sosyal Medya, bu kültürün üretilip, dağıtılmasında büyük önem taşıyor.
Öyle görünüyor ki bu tablo devam ederse, “Popüler Kültür” artacak, kültür ise popülerliğini kaybedecek.

Yorum bırakın